İran petrol ihracatında alternatif yolların araştırılması, Orta Doğu’daki çatışmanın yedinci haftasında daha da önem kazandı. ABD’nin İran petrol akışını engelleme amacıyla uyguladığı abluka stratejisi, belirgin fiziksel sonuçlar doğurmaya başladı. Uydu görüntüleri ve deniz istihbarat firmalarından Windward’ın analizleri, Basra Körfezi dışındaki Çabahar Limanı açıklarında 6 ila 8 süper tanker (VLCC) bulunarak, bu tankerlerin ABD ablukasının sınırında beklediğini göstermekte. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatın neredeyse durma noktasına gelmesi, Tahran yönetimini ciddi lojistik zorluklarla karşı karşıya bıraktı.
Vortexa Ltd. verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 155 milyon varil İran ham petrolü ya transit halinde ya da yüzer depolama ünitelerinde alıcı beklemekte. Karadaki depolama tesislerinin ve liman açıklarındaki tankerlerin dolmasıyla birlikte, İran’ın petrol kaynaklarını kapatma riski ortaya çıkmış durumda. ABD donanmasının Hint Okyanusu’nda tankerlere el koyması ve son olarak Çinli rafinerici Hengli’ye uygulanan yaptırımlar, alıcıların iştahını önemli ölçüde kısıtladı.
İran, bu zorlukları aşmak için “gölge filo” olarak adlandırılan yöntemleri tekrar devreye alarak, 20-30 yıl öncesine ait tankerleri kullanma yoluna gidiyor. Gemi takip verileri, son üç yıldır hiçbir sevkiyat yapmamış olan 30 yaşındaki süper tanker “Nasha”nın geçtiğimiz hafta yeniden sinyal vermeye başladığını ortaya koydu. 2 milyon varil kapasiteli bu dev geminin, İran’ın ana ihracat merkezi olan Hark Adası’na doğru yol aldığı tespit edildi. Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin durması, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin sistem dışına çıkması anlamına geliyor. Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi finans kuruluşlarının petrol fiyat tahminlerini 100-110 dolar seviyesine çekmesinin ardında, bu kısıtlı arzın piyasa ne zaman ve hangi koşullarda geri döneceği konusundaki belirsizlik yatıyor.