Çağla Tuğaltay Cinayetinde Yeni Gelişmeler: 4 Mezar Açıldı, Soruşturma Derinleşiyor

Çağla Tuğaltay Cinayetinde Yeni Gelişmeler: 4 Mezar Açıldı, Soruşturma Derinleşiyor

23 Mayıs 2026 tarihinde, İstanbul Şişli Fulya’da 5 Haziran 2000 tarihinde okuldan dönerken boğazı kesilerek hayatını kaybeden Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili soruşturma devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu kapsamlı soruşturma, Tuğaltay ailesinin talebi doğrultusunda, ölen dört kişinin mezarının açılmasıyla yeni bir aşamaya geçti.

Soruşturma sürecinde ilk olarak Tuğaltay ailesinin komşusu olduğu belirtilen Lütfi Şerbetçi’nin mezarı açıldı. Ardından, Feriköy ve Ayazağa mezarlıklarında fethi kabir işlemleri gerçekleştirildi. Bu çerçevede, Ahmet Baki Mertgenç’in mezarından DNA örneği alındığı ve elde edilen bu örneğin, cinayet dosyasındaki biyolojik bulgularla karşılaştırılacağı öğrenildi. Mezarlıkta, Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Kriminal ekipler, Adli Tıp doktorları ve savcı görev alırken, Mertgenç’in aile üyelerinin mezarlıkta bulunmadığı gözlemlandı.

Ailenin avukatı Nur Meşe, “Bu dosyaya müdahil olma sebebimiz, 2024 yılının sonunda failin bulunması için Bakanlığın devreye girmesini talep eden birçok avukatın bu dosyaya dahil olmasıdır. Bakanlığa ve Meclis’e yapmış olduğumuz başvuruların ardından, Bakanımızın sesimizi duyması çok sevindirici. Müvekkillerim ve komşular, bu süreçte iş birliği yapma kararı aldık. Fethi kabir taleplerine itiraz etmedik ve sürecin hızlanması için elimizden geleni yaptık. Umarız bu faili meçhul cinayet bir an önce aydınlatılır” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Meşe, “İsmail Hakkı Bey’in mezarı açıldı. Bina dışında, kan olmayan bir leke var. Savcılık bu lekenin kimliğini tespit etmeye çalışıyor. Ancak bu lekenin olayla bağlantısı olmadığı düşünülmekte. Aile apartmanı olması nedeniyle bu lekenin İsmail Bey’e ya da herhangi bir erkek akrabaya ait çıkması mümkün. Bu durum, cinayetle bağlantılı olduğunu göstermeyecek ancak elimine edilmesi açısından önemli” dedi.

Ayrıca, “Bina girişindeki kan içermeyen lekenin kimliği tespit edilirse, cinayetle ilişkisinin olmadığı kesinleşecektir. Bu nedenle, sürecin hızlanması adına komşuların bir erkek akrabası olan ve o dönem 6 yaşında bulunan birinin DNA’sının alınmasını talep ettik. Savcılık bu talebimizi de değerlendirerek kabul etti” açıklamasında bulundu.

Bütün bu gelişmeler, Çağla Tuğaltay cinayetinin aydınlatılması için yürütülen çalışmaların titizlikle devam ettiğini gösteriyor. Soruşturmanın ilerleyen günlerde daha fazla bilgi ve gelişme sunması bekleniyor.

Author: Murat Aydın