Doğumdan Sonra Bebeğinizle Temas Halinde Olmanın Önemini Uzmanlar Açıkladı!

Ağlayan bir bebeğin annesi kucağına alınca sakinleşmesinin nedenini hiç merak ettiniz mi? Bir bebeğin dokunma duyusunun nasıl geliştiğini ve annenin dokunuşunun bebek üzerinde nasıl iyileştirici bir etkiye sahip olduğunun cevapları içeriğimizde. Buyurun?

Kaynak: https://cradlewise.com/blog/parenting…

Öncelikle ‘altın saat’ kavramını açıklayalım.

Doğumdan sonraki ilk bir saat altın saat olarak adlandırılır. Altın saat anne ile çocuk arasındaki bağı güçlendirmek için en ideal zamandır. Anneler, bebekleriyle güçlü bir bağ kurmak için onlarla olabildiğince zaman geçirmelidir.

Uzmanlar, altın saat boyunca yapılması gerekenleri şu şekilde özetliyor:

  • Sağlıklı yenidoğanlar anne ile “ten tene” temas halinde olacak şekilde yerleştirilmelidir. Bu süre zarfında, ilk emzirme yapılabilir. 

  • Bebeğin ilk fiziksel değerlendirmesi annenin göğsündeyken yapılabilir. Bu süreç boyunca anne ve bebek birlikte kalmalıdır. 

  • Kilo ve boy ölçümü, Apgar skoru belirleme, kan testleri gibi geleneksel işlemler ilk beslenme sonrasına kadar bekletilmelidir.

Altın saat boyunca anne ve bebeğin tensel teması, ilerleyen dönemler için birçok fayda sağlayacaktır.

Dokunma hissi, bebeğin algıladığı ilk histir.

‘Dokunma, anne karnında ortaya çıkan ilk duyu olmakla beraber doğum zamanında bebeğin en gelişmiş duyusudur.’ 

-Bilim yazarı Lydia Denworth

Yedi buçuk haftanın sonunda, bebeğiniz dokunma duyusunu ilk olarak dudaklarında ve burnunda hissetmeye başlar.

Dudakları ve burnunu keşfettikten sonra rahim duvarına, yüze ve vücudun geri kalanına dokunmaya geçer. Deri ve buradaki alıcılar, duyu organlarımızın hem en eskisini hem de en büyüğünü oluşturur.

Dokunma, bebeğin doğumda emmesini, yutmasını ve öksürmesini sağladığı için kritik bir hayatta kalma duygusudur. Bebekler çevrelerini dokunarak öğrenirler.

Anne dokunuşunun bazı faydaları şunlardır:

  • Azalan ağlama:  

Veriler, ten tene temas edilen bebeklerin daha az ağladığını göstermekte. Annenin dokunuşu bebekte bir güven duygusu yaratır ve bu da bebeğin ağlamasını durdurur.

Fiziksel yakınlık, bebeğe rahim içi koşulları hatırlatır. Bu pozisyonda bebeğiniz sizi koklayabilir, kalbinizi ve ciğerlerinizi dinleyebilir, vücudunuzun sıcaklığını hissedebilir.

  • Anne sütünü artırır:

Anne-bebek arasındaki fiziksel yakınlık ve bağ, ‘aşk hormonu’ olarak da adlandırılan oksitosin hormonunun salgılanmasını sağlar. Bu hormon, laktasyonun kurulmasına yardımcı olur.

Vücut ısısı:

Sıcak evinizden çıkarıldığınızı ve soğukta bırakıldığınızı hayal edin. Anne karnındaki sıcaklık ve rahatlıktan çıkan bebek de sizin hissettiklerinizi hisseder. Aynı sıcaklığa ihtiyaç duyarlar ve bu sıcaklığı almak için en iyi yer annenin göğsüdür. Araştırmalar, yeni doğum yapmış bir kadının göğsündeki cilt sıcaklığının, vücudunun geri kalanından bir veya iki derece daha yüksek olduğunu göstermekte.

Fizyolojik kararlılık:

Ten tene temas, solunum düzenlerini, kalp atış hızını ve kan oksijen seviyelerini dengelemek için de faydalıdır. Bebeğin vücut ısısına bağlı olarak annenin göğüs ısısı yükselir veya azalır.

Bağırsak sağlığına etkisi:

Bebek ile ebeveyn arasında ten-tene temasının sağlandığı kanguru bakımı, bebeğin bağırsağında villi boyutunda büyümeyi artırır. Bu büyüme besinler için daha geniş bir yüzey alanına izin verir. Ayrıca ten tene temas, bebekte kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine de yardımcı olur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*